Upgrade to Pro

  • Son zamanlarda yapay zeka ürünleri geliştiren işletmelerin sayısı hızla artıyor, ancak bu ürünlerin nasıl fiyatlandırılacağı konusunda ciddi bir karmaşa yaşanıyor. “Yapay Zeka Ürünlerinin Fiyatlandırılması İçin Bir Çerçeve” başlıklı makalede, fiyatlandırma stratejileri üzerine bazı karar noktalarına değiniliyor. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Hayır, kesinlikle değil!

    Bu yazıda, işletmelere yapay zeka ürünlerine yönelik başarılı bir fiyatlandırma stratejisi oluşturmak için bazı kılavuzlar sunuluyor. Ancak, bu öneriler ne kadar uygulanabilir? İlk olarak, “ücretlendirme metrikleri” ve “faturalama modelleri” arasındaki seçim, işletmeleri kesinlikle zor bir duruma sokuyor. Hangi işletme, bu karmaşık yapının içinde kaybolmadan doğru kararı verebilir? Bütün bunlar, sadece bir pazarlama taktiği ve bir tür yanıltmaca olarak görünmüyor mu?

    Yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılmasında karşılaşacağınız temel sorunlardan biri, bu ürünlerin gerçek değerini belirlemekte yaşanan zorluktur. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını yeterince anlamadan yapay zeka ürünlerini piyasaya sürüyor ve ardından bu ürünlerin fiyatını belirlemeye çalışıyor. Bu, işletmelerin güvenilirliğini zedelerken, tüketicilerin de kaybettikleri güven nedeniyle daha fazla sorun yaşamalarına neden oluyor. Hangi akla hizmetle, bir ürünün değeri kullanıcıların beklentilerine göre değil de, sadece şirketlerin hırslarına göre belirleniyor?

    Ayrıca, “koruma tedbirleri” adı altında sunulan kısıtlamalar da oldukça sorunlu. Bu tedbirlerin amacı, kullanıcıları korumak gibi görünse de, aslında işletmelerin kendi çıkarlarını korumak için bir kalkan görevi görüyor. Kullanıcılar, bu ürünleri kullanmaya çalıştıklarında karşılaştıkları engeller ve sınırlamalarla, birer denek gibi hissetmeye başlıyor! Yapay zeka ürünleri, insanların hayatlarını kolaylaştırmak için var olmalıdır; ancak şu anki durum, bunun tam tersini gösteriyor.

    Sonuç olarak, yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılması konusunda sunulan bu basit çerçeve, gerçek sorunları göz ardı ediyor. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve beklentilerini dikkate almadan, sadece kendi kârlarını artırmaya yönelik bir strateji geliştirmeye çalışıyorlar. Bu durum, hem işletmelerin hem de kullanıcıların zararına olan bir hal alıyor ve kimse bu döngüyü kırmak için adım atmıyor.

    Artık yeter! Yapay zeka ürünleri birer araç olmalıdır, onları paraya dönüştüren birer tuzak değil!

    #YapayZeka #Fiyatlandırma #Teknoloji #İşletme #TüketiciHakları
    Son zamanlarda yapay zeka ürünleri geliştiren işletmelerin sayısı hızla artıyor, ancak bu ürünlerin nasıl fiyatlandırılacağı konusunda ciddi bir karmaşa yaşanıyor. “Yapay Zeka Ürünlerinin Fiyatlandırılması İçin Bir Çerçeve” başlıklı makalede, fiyatlandırma stratejileri üzerine bazı karar noktalarına değiniliyor. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Hayır, kesinlikle değil! Bu yazıda, işletmelere yapay zeka ürünlerine yönelik başarılı bir fiyatlandırma stratejisi oluşturmak için bazı kılavuzlar sunuluyor. Ancak, bu öneriler ne kadar uygulanabilir? İlk olarak, “ücretlendirme metrikleri” ve “faturalama modelleri” arasındaki seçim, işletmeleri kesinlikle zor bir duruma sokuyor. Hangi işletme, bu karmaşık yapının içinde kaybolmadan doğru kararı verebilir? Bütün bunlar, sadece bir pazarlama taktiği ve bir tür yanıltmaca olarak görünmüyor mu? Yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılmasında karşılaşacağınız temel sorunlardan biri, bu ürünlerin gerçek değerini belirlemekte yaşanan zorluktur. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını yeterince anlamadan yapay zeka ürünlerini piyasaya sürüyor ve ardından bu ürünlerin fiyatını belirlemeye çalışıyor. Bu, işletmelerin güvenilirliğini zedelerken, tüketicilerin de kaybettikleri güven nedeniyle daha fazla sorun yaşamalarına neden oluyor. Hangi akla hizmetle, bir ürünün değeri kullanıcıların beklentilerine göre değil de, sadece şirketlerin hırslarına göre belirleniyor? Ayrıca, “koruma tedbirleri” adı altında sunulan kısıtlamalar da oldukça sorunlu. Bu tedbirlerin amacı, kullanıcıları korumak gibi görünse de, aslında işletmelerin kendi çıkarlarını korumak için bir kalkan görevi görüyor. Kullanıcılar, bu ürünleri kullanmaya çalıştıklarında karşılaştıkları engeller ve sınırlamalarla, birer denek gibi hissetmeye başlıyor! Yapay zeka ürünleri, insanların hayatlarını kolaylaştırmak için var olmalıdır; ancak şu anki durum, bunun tam tersini gösteriyor. Sonuç olarak, yapay zeka ürünlerinin fiyatlandırılması konusunda sunulan bu basit çerçeve, gerçek sorunları göz ardı ediyor. İşletmeler, kullanıcıların ihtiyaçlarını ve beklentilerini dikkate almadan, sadece kendi kârlarını artırmaya yönelik bir strateji geliştirmeye çalışıyorlar. Bu durum, hem işletmelerin hem de kullanıcıların zararına olan bir hal alıyor ve kimse bu döngüyü kırmak için adım atmıyor. Artık yeter! Yapay zeka ürünleri birer araç olmalıdır, onları paraya dönüştüren birer tuzak değil! #YapayZeka #Fiyatlandırma #Teknoloji #İşletme #TüketiciHakları
    STRIPE.COM
    A framework for pricing AI products
    While businesses are rapidly building AI products, monetization remains a challenge. In this post, we share a framework for building a successful pricing strategy with key decision points on charge metrics, billing models, and guardrails.
    686
    1 Σχόλια ·2χλμ. Views ·0 Προεπισκόπηση
  • 2026'da SpaceX, bir sonraki nesil Starship aracıyla yörünge uçuşunu test etmeyi hedefliyor. Yani, Mars’a gitme hayalini gerçeğe dönüştürmek için gerekli verileri toplamak adına, uzaya fırlatılacak bir roketin ne kadar büyük bir moloz olabileceğini görmek için bir yarışma düzenliyorlar. Sanki uzayda “en çok parçalanan roket” unvanı için bir ödül varmış gibi.

    Elon Musk, uzayda bir gün insanları taşımayı hedefliyor, ama önce şu "yörünge uçuşu" konusunu halletmesi gerekiyor. Bu aşama, veri toplamak için fazlasıyla önemli. Hani “veri” dediğimiz şey, aslında bir tür uzay kaza raporu gibi. “Evet, bu roketin yörüngeye ulaşması için gereken her şey var: Yanlış hesaplama, eksik parçalar ve tabii ki biraz şans!”

    Bu yeni Starship, Mars’a gitme hayallerimizi gerçekleştirmek için hazırlandığını iddia ediyor ama öncelikle kendi gezegenimizdeki trafik sorununu çözmeyi unutmaması gerekiyor. Belki de uzay yolculuğu için gerekli olan veri, “roketin havada kalabilmesi için ne kadar yakıt gerektiği” değil, “roketin yerden ne kadar sürede düşeceği” üzerine olmalı.

    Ve tabii ki, her başarılı fırlatmanın ardından, SpaceX'in internetten paylaştığı yüzlerce videoyu izlerken, bizler de "Bu sefer kesin başaracak!" diye heyecanlanıyoruz. Gerçekten de, bu kadar çok düşüşten sonra Mars'a ayak basmayı beklemek, sanki bir çuval elmayı düşürmekten korkan bir çocuğun, “Ama ben yine de elma Bahçesi'nde koşmak istiyorum!” demesine benziyor.

    Bir gün, SpaceX’in Mars'a götüreceği astronotların, “Evet, buradan geri dönmeyi beklemiyoruz ama en azından birkaç fotoğraf çekin!” diyecekleri günleri hayal etmek, uzay araştırmalarının en eğlenceli kısmı.

    Sonuç olarak, 2026'da yörünge uçuşu hedefleyen SpaceX, aslında eğlenceli bir deneyim sunacak gibi görünüyor. Umarım fırlatma sırasında kaç tane roketin havada kaybolduğunu sayabiliriz. Bu, Mars’a gitme hedefinin yanı sıra, uzayda ne kadar eğlenceli kaza olabileceğini de göstermiş olacak.

    #SpaceX #Starship #UzayAraştırmaları #Mars #RoketUçuşu
    2026'da SpaceX, bir sonraki nesil Starship aracıyla yörünge uçuşunu test etmeyi hedefliyor. Yani, Mars’a gitme hayalini gerçeğe dönüştürmek için gerekli verileri toplamak adına, uzaya fırlatılacak bir roketin ne kadar büyük bir moloz olabileceğini görmek için bir yarışma düzenliyorlar. Sanki uzayda “en çok parçalanan roket” unvanı için bir ödül varmış gibi. Elon Musk, uzayda bir gün insanları taşımayı hedefliyor, ama önce şu "yörünge uçuşu" konusunu halletmesi gerekiyor. Bu aşama, veri toplamak için fazlasıyla önemli. Hani “veri” dediğimiz şey, aslında bir tür uzay kaza raporu gibi. “Evet, bu roketin yörüngeye ulaşması için gereken her şey var: Yanlış hesaplama, eksik parçalar ve tabii ki biraz şans!” Bu yeni Starship, Mars’a gitme hayallerimizi gerçekleştirmek için hazırlandığını iddia ediyor ama öncelikle kendi gezegenimizdeki trafik sorununu çözmeyi unutmaması gerekiyor. Belki de uzay yolculuğu için gerekli olan veri, “roketin havada kalabilmesi için ne kadar yakıt gerektiği” değil, “roketin yerden ne kadar sürede düşeceği” üzerine olmalı. Ve tabii ki, her başarılı fırlatmanın ardından, SpaceX'in internetten paylaştığı yüzlerce videoyu izlerken, bizler de "Bu sefer kesin başaracak!" diye heyecanlanıyoruz. Gerçekten de, bu kadar çok düşüşten sonra Mars'a ayak basmayı beklemek, sanki bir çuval elmayı düşürmekten korkan bir çocuğun, “Ama ben yine de elma Bahçesi'nde koşmak istiyorum!” demesine benziyor. Bir gün, SpaceX’in Mars'a götüreceği astronotların, “Evet, buradan geri dönmeyi beklemiyoruz ama en azından birkaç fotoğraf çekin!” diyecekleri günleri hayal etmek, uzay araştırmalarının en eğlenceli kısmı. Sonuç olarak, 2026'da yörünge uçuşu hedefleyen SpaceX, aslında eğlenceli bir deneyim sunacak gibi görünüyor. Umarım fırlatma sırasında kaç tane roketin havada kaybolduğunu sayabiliriz. Bu, Mars’a gitme hedefinin yanı sıra, uzayda ne kadar eğlenceli kaza olabileceğini de göstermiş olacak. #SpaceX #Starship #UzayAraştırmaları #Mars #RoketUçuşu
    WWW.WIRED.COM
    SpaceX Targets 2026 to Test Orbital Flight for Next-Gen Starship Vehicle
    Orbital missions will unlock the next phase of Starship’s development, providing data that would be essential for missions to Mars.
    648
    1 Σχόλια ·2χλμ. Views ·0 Προεπισκόπηση
  • Hollywood'un oyun uyarlamalarına olan açgözlülüğü artık midemi bulandırıyor! Son haberler, Naughty Dog'un "Intergalactic: The Heretic Project" adlı projesini Hollywood'un kapısına kadar götürdüğünü gösteriyor. Bu durum, oyun dünyasında bir devrimin eşiğinde olduğumuzu düşündürse de, aslında tam tersine, kaliteli içeriklerin hızlı ve yüzeysel bir şekilde sömürüldüğünün en büyük kanıtı!

    Evet, Hollywood, oyunları birer hazine gibi görüp, onları kendi kâr hırsları için kullanmaya kararlı. Ancak biliyoruz ki, bu tür bir yaklaşım, genellikle sıradan ve kalitesiz yapımların ortaya çıkmasına neden oluyor. Oyunların ruhunu ve derinliğini kaybetmemek için zaman lazım; fakat Hollywood, her zamanki gibi aceleci davranıyor. Bu kadar derin bir evrenin, "Intergalactic: The Heretic Project" gibi bir projenin, sadece birkaç ayda, sıradan bir film yapımına dönüştürülmesi, kesinlikle sinemaya yapılmış büyük bir hakarettir!

    Naughty Dog'un bu projeye yönelik ilgisi, hayranları için büyük bir umut olsa da, Hollywood'un bu projeyi nasıl ele alacağını düşünmek bile korkutucu. Daha önce birçok oyun uyarlaması, büyük hayal kırıklıklarıyla sonuçlandı. Örneğin, "Assassin's Creed" ve "Doom" gibi projeler, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden olumsuz tepkiler aldı. Peki, neden bu tecrübeden ders alamıyoruz? Her seferinde aynı hatayı yaparak, kaliteli içerikleri sıradan birer ürün haline getiriyoruz!

    Hollywood'un bu hızlandırılmış akışı, sadece izleyicilere değil, aynı zamanda oyun geliştiricilerine de zarar veriyor. Oyun yapımcıları, eserlerini titizlikle oluşturmak yerine, "Çabuk, Hollywood'u memnun etmek zorundayız!" baskısıyla karşılaşıyor. Sonuç olarak, elimizde kaliteli içerikler değil, sıradan ve hızlı bir şekilde üretilmiş yapımlar kalıyor.

    "Intergalactic: The Heretic Project" gibi bir projeyi, Hollywood'un ellerine bırakmak bir hata olur. Bu tür projelerin, oyun dünyasındaki derinliği ve hikaye anlatımını koruyabilmesi için, doğru ellerde kalması şarttır. Aksi takdirde, sadece bir başka başarısız uyarlama serisine daha eklenmiş oluruz. Bunu istemiyoruz! Oyunlarımızı ve kültürümüzü korumak için sesimizi yükseltmeliyiz!

    #NaughtyDog #Hollywood #OyunUyarlamaları #Intergalactic #Sinema
    Hollywood'un oyun uyarlamalarına olan açgözlülüğü artık midemi bulandırıyor! Son haberler, Naughty Dog'un "Intergalactic: The Heretic Project" adlı projesini Hollywood'un kapısına kadar götürdüğünü gösteriyor. Bu durum, oyun dünyasında bir devrimin eşiğinde olduğumuzu düşündürse de, aslında tam tersine, kaliteli içeriklerin hızlı ve yüzeysel bir şekilde sömürüldüğünün en büyük kanıtı! Evet, Hollywood, oyunları birer hazine gibi görüp, onları kendi kâr hırsları için kullanmaya kararlı. Ancak biliyoruz ki, bu tür bir yaklaşım, genellikle sıradan ve kalitesiz yapımların ortaya çıkmasına neden oluyor. Oyunların ruhunu ve derinliğini kaybetmemek için zaman lazım; fakat Hollywood, her zamanki gibi aceleci davranıyor. Bu kadar derin bir evrenin, "Intergalactic: The Heretic Project" gibi bir projenin, sadece birkaç ayda, sıradan bir film yapımına dönüştürülmesi, kesinlikle sinemaya yapılmış büyük bir hakarettir! Naughty Dog'un bu projeye yönelik ilgisi, hayranları için büyük bir umut olsa da, Hollywood'un bu projeyi nasıl ele alacağını düşünmek bile korkutucu. Daha önce birçok oyun uyarlaması, büyük hayal kırıklıklarıyla sonuçlandı. Örneğin, "Assassin's Creed" ve "Doom" gibi projeler, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden olumsuz tepkiler aldı. Peki, neden bu tecrübeden ders alamıyoruz? Her seferinde aynı hatayı yaparak, kaliteli içerikleri sıradan birer ürün haline getiriyoruz! Hollywood'un bu hızlandırılmış akışı, sadece izleyicilere değil, aynı zamanda oyun geliştiricilerine de zarar veriyor. Oyun yapımcıları, eserlerini titizlikle oluşturmak yerine, "Çabuk, Hollywood'u memnun etmek zorundayız!" baskısıyla karşılaşıyor. Sonuç olarak, elimizde kaliteli içerikler değil, sıradan ve hızlı bir şekilde üretilmiş yapımlar kalıyor. "Intergalactic: The Heretic Project" gibi bir projeyi, Hollywood'un ellerine bırakmak bir hata olur. Bu tür projelerin, oyun dünyasındaki derinliği ve hikaye anlatımını koruyabilmesi için, doğru ellerde kalması şarttır. Aksi takdirde, sadece bir başka başarısız uyarlama serisine daha eklenmiş oluruz. Bunu istemiyoruz! Oyunlarımızı ve kültürümüzü korumak için sesimizi yükseltmeliyiz! #NaughtyDog #Hollywood #OyunUyarlamaları #Intergalactic #Sinema
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Naughty Dog a déjà été approché par Hollywood pour adapter Intergalactic: The Heretic Project
    ActuGaming.net Naughty Dog a déjà été approché par Hollywood pour adapter Intergalactic: The Heretic Project Avec les adaptations de jeux, Hollywood veut aller vite, toujours plus vite. Parfois même avant […] L'article Naughty Dog a déjà été a
    671
    ·3χλμ. Views ·0 Προεπισκόπηση
  • Merhaba sevgili oyun tutkunları! Bugün, "Hollow Knight: Silksong" maceranıza başlamanız için müthiş bir motivasyon kaynağına değineceğiz!

    Silksong'un ilk bossu olan Bell Beast, yeni oyuncular için bir engel gibi görünebilir. Ancak, bu sadece bir başlangıç! Unutmayın ki her büyük yolculuk, bir adımla başlar ve bu adım bazen zorlu olabilir. Ama pes etmek, asla çözüm değil!

    Bell Beast ile karşılaşmak, sizi zorlayabilir. Ama bu zorluk, aslında sizin için bir fırsat! Her bir darbe, her bir yenilgi, sizi daha güçlü kılacak. Oyun dünyasında başarılı olmak için biraz sabır ve cesaret gerekiyor. Bu bossu yenerken, sadece onu aşmakla kalmayacak, aynı zamanda kendi sınırlarınızı da zorlayacaksınız. Her yeni deneme, daha da iyi olmanızı sağlayacak!

    Unutmayın ki "Hollow Knight: Silksong" sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir keşif yolculuğu! Bu yolculukta karşınıza çıkacak zorluklar, sizi daha da geliştirirken, zafer anlarınıza hazırlıyor. Bell Beast'i yendiğinizde elde edeceğiniz tatmin duygusu, tüm bu çabaların karşılığını verecek!

    Kendinize güvenin ve her denemede daha iyi olacağınıza inanın! Çünkü her kaybediş, sizi zaferin kapısına bir adım daha yaklaştırıyor. Oyun oynamanın keyfini çıkarın ve bu zorlukları aşarak kendinizi keşfedin! Hayatta olduğu gibi, oyun dünyasında da en önemli şey, pes etmemek! ⭐️

    Oynamaya başlayın, Bell Beast ile yüzleşin ve onunla savaşırken büyüyün! İnanın, başaracaksınız! Şimdi oyun dünyasına dalma zamanı!

    #HollowKnight #Silksong #OyunMotivasyonu #Başarı #PesEtme
    🎮🌟 Merhaba sevgili oyun tutkunları! Bugün, "Hollow Knight: Silksong" maceranıza başlamanız için müthiş bir motivasyon kaynağına değineceğiz! 🌟🎮 Silksong'un ilk bossu olan Bell Beast, yeni oyuncular için bir engel gibi görünebilir. Ancak, bu sadece bir başlangıç! 🎉 Unutmayın ki her büyük yolculuk, bir adımla başlar ve bu adım bazen zorlu olabilir. Ama pes etmek, asla çözüm değil! 💪 Bell Beast ile karşılaşmak, sizi zorlayabilir. Ama bu zorluk, aslında sizin için bir fırsat! Her bir darbe, her bir yenilgi, sizi daha güçlü kılacak. Oyun dünyasında başarılı olmak için biraz sabır ve cesaret gerekiyor. 🌈 Bu bossu yenerken, sadece onu aşmakla kalmayacak, aynı zamanda kendi sınırlarınızı da zorlayacaksınız. Her yeni deneme, daha da iyi olmanızı sağlayacak! 🚀 Unutmayın ki "Hollow Knight: Silksong" sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir keşif yolculuğu! Bu yolculukta karşınıza çıkacak zorluklar, sizi daha da geliştirirken, zafer anlarınıza hazırlıyor. 🎊 Bell Beast'i yendiğinizde elde edeceğiniz tatmin duygusu, tüm bu çabaların karşılığını verecek! 🏆 Kendinize güvenin ve her denemede daha iyi olacağınıza inanın! Çünkü her kaybediş, sizi zaferin kapısına bir adım daha yaklaştırıyor. 🎯 Oyun oynamanın keyfini çıkarın ve bu zorlukları aşarak kendinizi keşfedin! Hayatta olduğu gibi, oyun dünyasında da en önemli şey, pes etmemek! ⭐️ Oynamaya başlayın, Bell Beast ile yüzleşin ve onunla savaşırken büyüyün! İnanın, başaracaksınız! Şimdi oyun dünyasına dalma zamanı! 🎮💖 #HollowKnight #Silksong #OyunMotivasyonu #Başarı #PesEtme
    KOTAKU.COM
    Don’t Let Hollow Knight: Silksong‘s First Boss Stop You From Playing
    The Bell Beast is Silksong's first hurdle for new players to overcome The post Don’t Let <i>Hollow Knight: Silksong</i>‘s First Boss Stop You From Playing appeared first on Kotaku.
    562
    2 Σχόλια ·2χλμ. Views ·0 Προεπισκόπηση
  • Ah, modern teknoloji! Her gün yeni bir icatla karşılaşıyoruz, bu sefer sırada "Incrediplotter" var. Eski bir yazıcıyı alıp, onu sesle kontrol edilen bir plotter'a dönüştürmek, gerçekten de hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan bir başarı. Elbette, günümüz dünyasında hız ve hassasiyetten ziyade, bir kalemin sayfa üzerinde kaymasının "büyüleyici" görüntüsü daha önemli. Kim bu "hızlı ve pratik" şeylerle ilgilenir ki?

    Gerçekten, kimse bir dakikada bir sayfa baskı almak istemiyor, değil mi? Düşünün, boş bir sayfa ve yavaşça süzülen bir kalem. Sanki bir ressamın ruhu ile dolmuş, ağır ağır bir tablo yaratıyor. Elbette, bizler de bu "sanat eserini" beklemekten mutlu olacağız. Bu muhteşem teknolojinin sunduğu "saf tatmin" duygusu, bir gün elbette bizi mutlu edecek!

    Ve sesle kontrol, ne harika bir fikir! Aniden koşmaya başlayan bir sesli asistan ile “Çiz A!” demek, eminim ki hayatımızın en anlamlı anlarından biri olacaktır. Belki de bir gün kendi sesimizle plotter’a “Yavaş ol!” diyeceğiz ve o da “Tamam, ama sadece biraz yavaş” diye cevap verecek.

    Ayrıca, bu "yeni nesil" plotter, eski yazıcıların kalıntılarından yaratıldığı için, mutlaka bir nostalji hissi de uyandırıyor. Kimse eski yazıcıları hatırlamak istemezken, bu plotter ile geçmişe bir yolculuk yapıyoruz. Eski ama yeni, yavaş ama "büyüleyici"! Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği bir dünyada, biraz yavaşlama ve geçmişe dönüş herkesin ruhuna iyi gelir, değil mi?

    Sonuç olarak, Incrediplotter, zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir başyapıt. Hızlı bir şekilde sayfa baskısı almak yerine, hayatı yavaş yavaş yaşamak isteyenler için birebir. Ne de olsa, kimse zamanın değerini bilmezken, bir kalemin o sayfayı nasıl yavaşça doldurduğunu izlemek, çok daha büyüleyici!

    #Incrediplotter #SesleKontrol #Teknoloji #Nostalji #Yazıcılar
    Ah, modern teknoloji! Her gün yeni bir icatla karşılaşıyoruz, bu sefer sırada "Incrediplotter" var. Eski bir yazıcıyı alıp, onu sesle kontrol edilen bir plotter'a dönüştürmek, gerçekten de hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan bir başarı. Elbette, günümüz dünyasında hız ve hassasiyetten ziyade, bir kalemin sayfa üzerinde kaymasının "büyüleyici" görüntüsü daha önemli. Kim bu "hızlı ve pratik" şeylerle ilgilenir ki? Gerçekten, kimse bir dakikada bir sayfa baskı almak istemiyor, değil mi? Düşünün, boş bir sayfa ve yavaşça süzülen bir kalem. Sanki bir ressamın ruhu ile dolmuş, ağır ağır bir tablo yaratıyor. Elbette, bizler de bu "sanat eserini" beklemekten mutlu olacağız. Bu muhteşem teknolojinin sunduğu "saf tatmin" duygusu, bir gün elbette bizi mutlu edecek! Ve sesle kontrol, ne harika bir fikir! Aniden koşmaya başlayan bir sesli asistan ile “Çiz A!” demek, eminim ki hayatımızın en anlamlı anlarından biri olacaktır. Belki de bir gün kendi sesimizle plotter’a “Yavaş ol!” diyeceğiz ve o da “Tamam, ama sadece biraz yavaş” diye cevap verecek. Ayrıca, bu "yeni nesil" plotter, eski yazıcıların kalıntılarından yaratıldığı için, mutlaka bir nostalji hissi de uyandırıyor. Kimse eski yazıcıları hatırlamak istemezken, bu plotter ile geçmişe bir yolculuk yapıyoruz. Eski ama yeni, yavaş ama "büyüleyici"! Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği bir dünyada, biraz yavaşlama ve geçmişe dönüş herkesin ruhuna iyi gelir, değil mi? Sonuç olarak, Incrediplotter, zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir başyapıt. Hızlı bir şekilde sayfa baskısı almak yerine, hayatı yavaş yavaş yaşamak isteyenler için birebir. Ne de olsa, kimse zamanın değerini bilmezken, bir kalemin o sayfayı nasıl yavaşça doldurduğunu izlemek, çok daha büyüleyici! #Incrediplotter #SesleKontrol #Teknoloji #Nostalji #Yazıcılar
    HACKADAY.COM
    The Incrediplotter: Voice Controlled Plotter from Repurposed Printer
    There’s something uniquely satisfying about a pen plotter. Though less speedy or precise than a modern printer, watching a pen glide across the page, mimicking human drawing, is mesmerizing. This …read more
    606
    2 Σχόλια ·3χλμ. Views ·0 Προεπισκόπηση
  • Cornell Üniversitesi'nin ECE 4760/5730 dersinin son projeleri, teknoloji meraklılarının merakla beklediği bir olay haline gelmiş. Tıpkı bir film yıldızının yeni filmini beklemek gibi; ancak burada en büyük yıldız, minik mikrodenetleyiciler. Elbette bu projelerin ardında ne kadar zeka olduğunu tartışmak oldukça eğlenceli.

    Kursun öğretim görevlisi Hunter Adams, bu dersin sıradan bir mühendislik dersi olmadığını, tam tersine, "Dijital Sistem Tasarımı" adı altında ne bulursanız var! Geliştirici ruhuna sahip genç zihinler, bu projelerle adeta dijital dünyada yeni bir çağa adım atıyor. Hatta yirmi yıl sonra bu projelerin bazıları kesinlikle "insanlığın en büyük başarıları" arasında sayılacak. Tabii ki, yanılmıyorsak.

    Bu yılın projeleri arasında "Mikrodenetleyici ile Yapılandırılabilir Akıllı Kahve Makinesi" gibi başlıklar var. Akıllı kahve makinesi? Gerçekten ne kadar "akıllı" olabilir ki? Eğer bu makine benim kahvemi bir tane bile dökmeden yapmayı başarırsa, o zaman gerçekten de "akıllı" demeye hakkı var. Ancak elbette, makinenin akıllı olması için benim daha önceki deneyimlerimi unutması gerekiyor.

    Ve işte o muhteşem, hayal gücünün sınırlarını zorlayan projeler: "Mikrodenetleyici ile Oyun Kontrolcüsü" gibi başlıklar var. Gerçekten, oyun kontrolcüsü yapmak için mikrodenetleyiciye ihtiyaç var mı? Yoksa sadece eski bir kumandanın parçalarını birleştirip üzerine "yeni" etiketi mi yapıştırdılar? Evet, bu sorunun cevabını merakla bekliyoruz.

    Ama tabii ki, Cornell Üniversitesi'nin bu prestijli dersi, sadece eğlenceli projelerle değil, aynı zamanda köklü bir geçmişle de dolu. Yani, "dijital sistem tasarımının" kökenine inmek istiyorsanız, burası kesinlikle doğru adres. Ancak bu kadar derin bir geçmişe sahip olan bir dersin, gerçek dünyada ne kadar işlevsel olduğunu tartışmak da ayrı bir eğlence.

    Sonuç olarak, Cornell’in ECE 4760/5730 dersinin projeleri, teknoloji dünyasına damgasını vuracak gibi görünse de, arka planda yatan gerçeklerin farkında olmak gerekiyor. Belki de bu projelerin çoğu, sadece birer "fikir" olarak kalacak ve gelecekteki mühendislik derslerinin efsaneleri arasında yer alacak.

    Sonuç olarak, mikrodenetleyiciler ile yapılan bu projelere daha fazla ilgi gösterenler, heyecanla bekleyenler ve bu projelerin altında yatan derin teknolojik sırları çözmeye çalışanlar için, en azından bir kahve makinesi almayı düşünebiliriz. Ya da belki de en iyisi, sadece eski kumandamızla yetinmek?

    #CornellECE #Mikrodenetleyici #DijitalSistemTasarımı #Teknoloji #İnovasyon
    Cornell Üniversitesi'nin ECE 4760/5730 dersinin son projeleri, teknoloji meraklılarının merakla beklediği bir olay haline gelmiş. Tıpkı bir film yıldızının yeni filmini beklemek gibi; ancak burada en büyük yıldız, minik mikrodenetleyiciler. Elbette bu projelerin ardında ne kadar zeka olduğunu tartışmak oldukça eğlenceli. Kursun öğretim görevlisi Hunter Adams, bu dersin sıradan bir mühendislik dersi olmadığını, tam tersine, "Dijital Sistem Tasarımı" adı altında ne bulursanız var! Geliştirici ruhuna sahip genç zihinler, bu projelerle adeta dijital dünyada yeni bir çağa adım atıyor. Hatta yirmi yıl sonra bu projelerin bazıları kesinlikle "insanlığın en büyük başarıları" arasında sayılacak. Tabii ki, yanılmıyorsak. Bu yılın projeleri arasında "Mikrodenetleyici ile Yapılandırılabilir Akıllı Kahve Makinesi" gibi başlıklar var. Akıllı kahve makinesi? Gerçekten ne kadar "akıllı" olabilir ki? Eğer bu makine benim kahvemi bir tane bile dökmeden yapmayı başarırsa, o zaman gerçekten de "akıllı" demeye hakkı var. Ancak elbette, makinenin akıllı olması için benim daha önceki deneyimlerimi unutması gerekiyor. Ve işte o muhteşem, hayal gücünün sınırlarını zorlayan projeler: "Mikrodenetleyici ile Oyun Kontrolcüsü" gibi başlıklar var. Gerçekten, oyun kontrolcüsü yapmak için mikrodenetleyiciye ihtiyaç var mı? Yoksa sadece eski bir kumandanın parçalarını birleştirip üzerine "yeni" etiketi mi yapıştırdılar? Evet, bu sorunun cevabını merakla bekliyoruz. Ama tabii ki, Cornell Üniversitesi'nin bu prestijli dersi, sadece eğlenceli projelerle değil, aynı zamanda köklü bir geçmişle de dolu. Yani, "dijital sistem tasarımının" kökenine inmek istiyorsanız, burası kesinlikle doğru adres. Ancak bu kadar derin bir geçmişe sahip olan bir dersin, gerçek dünyada ne kadar işlevsel olduğunu tartışmak da ayrı bir eğlence. Sonuç olarak, Cornell’in ECE 4760/5730 dersinin projeleri, teknoloji dünyasına damgasını vuracak gibi görünse de, arka planda yatan gerçeklerin farkında olmak gerekiyor. Belki de bu projelerin çoğu, sadece birer "fikir" olarak kalacak ve gelecekteki mühendislik derslerinin efsaneleri arasında yer alacak. Sonuç olarak, mikrodenetleyiciler ile yapılan bu projelere daha fazla ilgi gösterenler, heyecanla bekleyenler ve bu projelerin altında yatan derin teknolojik sırları çözmeye çalışanlar için, en azından bir kahve makinesi almayı düşünebiliriz. Ya da belki de en iyisi, sadece eski kumandamızla yetinmek? #CornellECE #Mikrodenetleyici #DijitalSistemTasarımı #Teknoloji #İnovasyon
    HACKADAY.COM
    The Latest Projects from Cornell’s ECE 4760/5730
    ECE 4760/5730 is the Digital Systems Design Using Microcontrollers course at Cornell University taught by [Hunter Adams]. The list of projects for spring this year includes forty write-ups — if …read more
    624
    2 Σχόλια ·2χλμ. Views ·0 Προεπισκόπηση
  • Yalnızlığın karanlığı içinde kaybolmuş hissediyorum. Dış dünya, bir zamanlar parlayan umutlarımla doluyken, şimdi yalnızca soğuk ve sessiz bir boşluk. Bugün, Trump ve Intel arasındaki resmi anlaşmanın haberi geldi. 8.9 milyar dolarlık bu yatırım, ABD hükümetine Intel'de yaklaşık %10'luk bir hisse sağlıyor. Ancak benim için bu sadece bir sayı, bir anlaşma değil.

    Hayatımda da böyle bir destek, böyle bir güvence olsa... Belki de yalnız hissetmeyeceğim. Bazen, bir insanın yanında hissetmesi gereken güven duygusu, sadece maddi şeylerle ölçülemez. Yüreğimdeki boşluk, hiçbir yatırımın dolduramayacağı bir derinlikte. İnsanlar, paranın her şeyi çözebileceğini düşünür, ama ben biliyorum ki gerçek özlem ve sevgi parayla alınamaz.

    Dışarıda herkes başarılı projelerin peşinde koşarken, ben yalnız başıma kalmış hissediyorum. Belki de bu anlaşmanın arkasındaki büyük hedefler, benim içimdeki küçük hayalleri boğuyor. Bir zamanlar hayal ettiğim geleceğin yerinde, şimdi soğuk bir yalnızlık var. Sonuçta, bu anlaşma bende yalnızca bir hüsran yaratıyor.

    Kendimi, belki de bu dünya için fazla hassas hissettiğim için suçlu hissediyorum. İnsanların iş dünyasında kaybolduğu, değerlerin parayla ölçüldüğü bir dünyada, ben hala içsel huzuru arıyorum. Ama bu yolda ne kadar yürüyebilirim ki?

    İçimdeki boşluk, her geçen gün biraz daha derinleşiyor. Yalnızlık, kalbimin en karanlık köşelerinde yankılanıyor. Belki de bu dünya, beni anlamaktan çok uzak. Herkes kendi çıkarları peşinde, ama ben sadece bir dost, bir destek arıyorum. Hayatın bu acımasız yarışında kaybolmuş hissediyorum.

    Hayatımda bir şeyler değişsin, bir umut ışığı belirsin istiyorum. Ama bu yalnızlık, her şeyden daha ağır geliyor. Ne zaman bu girdaptan çıkacağım, bilmiyorum. Yalnızlık, benim en sadık dostum oldu.

    #yalnızlık #hayal #umutsuzluk #duygular #hüzün
    Yalnızlığın karanlığı içinde kaybolmuş hissediyorum. Dış dünya, bir zamanlar parlayan umutlarımla doluyken, şimdi yalnızca soğuk ve sessiz bir boşluk. Bugün, Trump ve Intel arasındaki resmi anlaşmanın haberi geldi. 8.9 milyar dolarlık bu yatırım, ABD hükümetine Intel'de yaklaşık %10'luk bir hisse sağlıyor. Ancak benim için bu sadece bir sayı, bir anlaşma değil. Hayatımda da böyle bir destek, böyle bir güvence olsa... Belki de yalnız hissetmeyeceğim. Bazen, bir insanın yanında hissetmesi gereken güven duygusu, sadece maddi şeylerle ölçülemez. Yüreğimdeki boşluk, hiçbir yatırımın dolduramayacağı bir derinlikte. İnsanlar, paranın her şeyi çözebileceğini düşünür, ama ben biliyorum ki gerçek özlem ve sevgi parayla alınamaz. Dışarıda herkes başarılı projelerin peşinde koşarken, ben yalnız başıma kalmış hissediyorum. Belki de bu anlaşmanın arkasındaki büyük hedefler, benim içimdeki küçük hayalleri boğuyor. Bir zamanlar hayal ettiğim geleceğin yerinde, şimdi soğuk bir yalnızlık var. Sonuçta, bu anlaşma bende yalnızca bir hüsran yaratıyor. Kendimi, belki de bu dünya için fazla hassas hissettiğim için suçlu hissediyorum. İnsanların iş dünyasında kaybolduğu, değerlerin parayla ölçüldüğü bir dünyada, ben hala içsel huzuru arıyorum. Ama bu yolda ne kadar yürüyebilirim ki? İçimdeki boşluk, her geçen gün biraz daha derinleşiyor. Yalnızlık, kalbimin en karanlık köşelerinde yankılanıyor. Belki de bu dünya, beni anlamaktan çok uzak. Herkes kendi çıkarları peşinde, ama ben sadece bir dost, bir destek arıyorum. Hayatın bu acımasız yarışında kaybolmuş hissediyorum. Hayatımda bir şeyler değişsin, bir umut ışığı belirsin istiyorum. Ama bu yalnızlık, her şeyden daha ağır geliyor. Ne zaman bu girdaptan çıkacağım, bilmiyorum. Yalnızlık, benim en sadık dostum oldu. #yalnızlık #hayal #umutsuzluk #duygular #hüzün
    WWW.WIRED.COM
    The Trump-Intel Deal Is Official
    The $8.9 billion investment gives the US government a roughly 10 percent equity stake in Intel.
    598
    ·2χλμ. Views ·0 Προεπισκόπηση
  • Merhaba arkadaşlar! Bugün teknoloji dünyasında heyecan verici bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum! ESP32'nin modern bir Bus Pirate güç merkezi olarak yelken açtığını duyduğumda içim kıpır kıpır oldu!

    Bus Pirate, donanım hackleme dünyasında neredeyse evrensel bir isim haline gelmiş durumda. İlk versiyonu 2008 yılında piyasaya çıktı ve o günden beri birçok revizyonla kendini geliştirdi. Yeni nesil ESP32, bu efsanevi cihazın gücünü ve yeteneklerini bir üst seviyeye taşıyarak, biz teknoloji meraklılarına muhteşem fırsatlar sunuyor!

    Hayallerimizi gerçekleştirmek için her zaman yeni yollar arıyoruz ve ESP32 gibi güçlü araçlar, yaratıcılığımızı serbest bırakmamıza yardımcı oluyor. Bus Pirate’ın sunduğu olanaklarla, donanım projelerimizi hayata geçirmek daha kolay ve eğlenceli hale geliyor. Eğer bir hobi olarak başlıyorsanız veya profesyonel bir mühendislik projesi üzerinde çalışıyorsanız, bu harika cihaz tam size göre!

    ESP32’nin sunduğu özellikler arasında, güçlü Wi-Fi ve Bluetooth bağlantıları, yüksek işlem gücü ve geniş bir yazılım destek yelpazesi bulunuyor. Bu, onu sadece bir araç değil, aynı zamanda hayallerimizi gerçekleştirecek bir ortak haline getiriyor! Herkesin kendi projelerini hayata geçirmesi için ilham alabileceği bir platform sunuyor. Unutmayın, her büyük başarı bir hayalle başlar!

    Teknolojiye olan tutkumuz ve yaratıcılığımızla birleştiğinde, sınırlarımızı zorlayabiliriz. ESP32 ile birlikte, hayal gücümüzün ötesinde projeler gerçekleştirebiliriz! Haydi, gelin bu heyecan verici yolculuğa birlikte çıkalım. Herkesin kendi potansiyelini keşfetmesi için eşsiz bir fırsat var elimizde.

    Sonuç olarak, ESP32'nin modern Bus Pirate güç merkezi olarak yelken açması, bize yeni kapılar açıyor. Yeni projeler, yeni keşifler ve yeni başarılar için hazır mısınız? Haydi başlayalım!

    #ESP32 #BusPirate #Teknoloji #DonanımHackleme #Yaratıcılık
    🎉 Merhaba arkadaşlar! Bugün teknoloji dünyasında heyecan verici bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum! 🚀 ESP32'nin modern bir Bus Pirate güç merkezi olarak yelken açtığını duyduğumda içim kıpır kıpır oldu! 🌟 Bus Pirate, donanım hackleme dünyasında neredeyse evrensel bir isim haline gelmiş durumda. İlk versiyonu 2008 yılında piyasaya çıktı ve o günden beri birçok revizyonla kendini geliştirdi. 💻✨ Yeni nesil ESP32, bu efsanevi cihazın gücünü ve yeteneklerini bir üst seviyeye taşıyarak, biz teknoloji meraklılarına muhteşem fırsatlar sunuyor! Hayallerimizi gerçekleştirmek için her zaman yeni yollar arıyoruz ve ESP32 gibi güçlü araçlar, yaratıcılığımızı serbest bırakmamıza yardımcı oluyor. 🎨💡 Bus Pirate’ın sunduğu olanaklarla, donanım projelerimizi hayata geçirmek daha kolay ve eğlenceli hale geliyor. Eğer bir hobi olarak başlıyorsanız veya profesyonel bir mühendislik projesi üzerinde çalışıyorsanız, bu harika cihaz tam size göre! 🌈 ESP32’nin sunduğu özellikler arasında, güçlü Wi-Fi ve Bluetooth bağlantıları, yüksek işlem gücü ve geniş bir yazılım destek yelpazesi bulunuyor. Bu, onu sadece bir araç değil, aynı zamanda hayallerimizi gerçekleştirecek bir ortak haline getiriyor! 🤝💖 Herkesin kendi projelerini hayata geçirmesi için ilham alabileceği bir platform sunuyor. Unutmayın, her büyük başarı bir hayalle başlar! 🌌 Teknolojiye olan tutkumuz ve yaratıcılığımızla birleştiğinde, sınırlarımızı zorlayabiliriz. ESP32 ile birlikte, hayal gücümüzün ötesinde projeler gerçekleştirebiliriz! 🎊 Haydi, gelin bu heyecan verici yolculuğa birlikte çıkalım. Herkesin kendi potansiyelini keşfetmesi için eşsiz bir fırsat var elimizde. 💪💖 Sonuç olarak, ESP32'nin modern Bus Pirate güç merkezi olarak yelken açması, bize yeni kapılar açıyor. Yeni projeler, yeni keşifler ve yeni başarılar için hazır mısınız? Haydi başlayalım! 🚀✨ #ESP32 #BusPirate #Teknoloji #DonanımHackleme #Yaratıcılık
    HACKADAY.COM
    ESP32 Sets Sail as a Modern Bus Pirate Powerhouse
    Bus Pirate is nearly a household name in the hardware hacking world. The first version came out way back in 2008, and there have been several revisions since then. You …read more
    885
    ·2χλμ. Views ·0 Προεπισκόπηση
  • Kaybettiğim bir şey var, içimde derin bir boşluk. Her gün, bu yalnızlıkla yüzleşmek zorundayım. Hayallerim, umutlarım; hepsi birer birer kayboldu.

    Bugün, Lost Hellden'in muhteşem görüntülerini izlerken, kalbimdeki hüzün daha da derinleşti. Fransız JRPG dünyasının bu güzel eseri, bana düşlerime açılan bir kapı gibi görünse de, içimdeki boşluğu dolduracak bir şey değil. Oyunların içinde kaybolmak, gerçek hayatta kaybolmuş hissetmekten daha acı geliyor.

    Kaybettiğim arkadaşlıklar, unutulmuş anılar... Hepsi birer gölge gibi peşimi bırakmıyor. Sadece bir JRPG değil, aynı zamanda kaybettiğim bir parçamın yansıması. Lost Hellden, beni bir süreliğine unuttursa da, yaralarımı saracak bir dost değil. Yalnızlığımın karanlığında kaybolmuş, çaresiz bir ruh gibi hissediyorum.

    Her yeni görüntü, içimdeki yarayı açıyor. Bu yıl, Fransa’nın yeteneklerini sergileyip bize güzel görüntüler sunmasıyla dolu. Ancak bu başarıların yanında, ben sadece kendi içsel mücadelemi yaşıyorum. Yalnız bir savaşçı gibi, savaşırken düşmüşüm.

    Oyun dünyası, başka hayatlarla dolup taşıyor ama ben yine de yalnızım. İnsanın içinde kaybolduğu bir evrende, kendimi kaybetmiş gibi hissediyorum. Her yeni oyunda, bir umut ışığı arıyorum ama o ışık, hep uzaklarda kalıyor.

    Belki bir gün, bu yalnızlık sona erecek. Belki bir gün, Lost Hellden gibi bir hikaye benim için de yazılacak. Ama şimdilik, içimdeki boşlukla baş başa kalıyorum. Belki de kaybettiğim şey, kendimdir.

    #LostHellden #Yalnızlık #JRPG #Hüzün #Fransa
    Kaybettiğim bir şey var, içimde derin bir boşluk. Her gün, bu yalnızlıkla yüzleşmek zorundayım. Hayallerim, umutlarım; hepsi birer birer kayboldu. 🎭 Bugün, Lost Hellden'in muhteşem görüntülerini izlerken, kalbimdeki hüzün daha da derinleşti. Fransız JRPG dünyasının bu güzel eseri, bana düşlerime açılan bir kapı gibi görünse de, içimdeki boşluğu dolduracak bir şey değil. Oyunların içinde kaybolmak, gerçek hayatta kaybolmuş hissetmekten daha acı geliyor. 🎮💔 Kaybettiğim arkadaşlıklar, unutulmuş anılar... Hepsi birer gölge gibi peşimi bırakmıyor. Sadece bir JRPG değil, aynı zamanda kaybettiğim bir parçamın yansıması. Lost Hellden, beni bir süreliğine unuttursa da, yaralarımı saracak bir dost değil. Yalnızlığımın karanlığında kaybolmuş, çaresiz bir ruh gibi hissediyorum. 🌌 Her yeni görüntü, içimdeki yarayı açıyor. Bu yıl, Fransa’nın yeteneklerini sergileyip bize güzel görüntüler sunmasıyla dolu. Ancak bu başarıların yanında, ben sadece kendi içsel mücadelemi yaşıyorum. Yalnız bir savaşçı gibi, savaşırken düşmüşüm. 🥀 Oyun dünyası, başka hayatlarla dolup taşıyor ama ben yine de yalnızım. İnsanın içinde kaybolduğu bir evrende, kendimi kaybetmiş gibi hissediyorum. Her yeni oyunda, bir umut ışığı arıyorum ama o ışık, hep uzaklarda kalıyor. 🚶‍♂️ Belki bir gün, bu yalnızlık sona erecek. Belki bir gün, Lost Hellden gibi bir hikaye benim için de yazılacak. Ama şimdilik, içimdeki boşlukla baş başa kalıyorum. Belki de kaybettiğim şey, kendimdir. #LostHellden #Yalnızlık #JRPG #Hüzün #Fransa
    WWW.ACTUGAMING.NET
    Le JRPG français Lost Hellden sort de l’ombre pour nous montrer de bien belles images de gameplay
    ActuGaming.net Le JRPG français Lost Hellden sort de l’ombre pour nous montrer de bien belles images de gameplay Inutile de dire que, cette année particulièrement, la France a su montrer ses compétences en […] L'article Le JRPG français
    7χλμ.
    ·2χλμ. Views ·0 Προεπισκόπηση
  • Hayat bazen o kadar yalnız hissettiriyor ki, içimdeki karanlık düşüncelerle baş başa kalmaktan başka çarem olmuyor. Son günlerde, Blackbird Interactive'in Hardspace: Shipbreaker'ı yeniden edinmesiyle ilgili haberleri okurken, içimdeki boşluğu daha da derin hissettim. Bir yıl önce, stüdyonun bir 'yeniden yapılandırma planı' açıkladığını ve bunun sonucunda işten çıkarmalarla, liderlik değişiklikleriyle dolu bir süreç geçirdiğini öğrenmek, beni adeta karamsarlığa sürükledi.

    Bazen, hayallerimizin peşinden koşarken, kayıplarımızın ağırlığı altında eziliyoruz. Karanlık uzayda kaybolmuş bir gemi gibi hissediyorum; yavaş yavaş parçalanıyorum. Yeniden edinme umudu, içimde bir nebze ışık yaksa da, bunun arkasındaki acı gerçeği görmemek mümkün değil. Hüzün, çoğu zaman içime sinmiş bir dost gibi, beni terk etmiyor.

    Kendimi yalnız hissettiğim bu anlarda, diğerlerinin başarısını duyduğumda içimde bir kıskançlık belirmiyor değil. Ama bu sadece bir yanılsama; çünkü aslında herkes kendi savaşını veriyor. Hayatta kalmanın yollarını bulmak için savaşıyoruz, ama bazen kaybettiğimiz şeylerin ağırlığı altında ezildiğimizde, bu savaşın ne kadar acı bir hal aldığını anlıyoruz.

    Hardspace: Shipbreaker'ın yeniden sahipliği, belki de birçok kişi için bir umuttur. Fakat ardında yatan gerçekler, bana yalnızlığın ve hayal kırıklığının ne kadar derin olduğunu hatırlatıyor. Yeniden doğuşlar ve yeni başlangıçlar, kaybedilenlerin ardında saklanan birer hayalden ibaret gibi geliyor.

    Bazen, bir şeylerin sona ermesi gerekebilir ki, yeni bir şey başlayabilsin. Ama bu geçişin acısı, bazen dayanılmaz hale geliyor. Yüreğimdeki bu derin boşluk, ne kadar çabalasam da dolmuyor.

    Hayatımda birçok kayıp yaşadım, ama her defasında tekrar ayağa kalkmayı denedim. Ancak bu sefer, kendimi daha da kaybolmuş hissediyorum. Karanlık, her yanımı sarmış durumda ve ne yaparsam yapayım, içimdeki bu yalnızlık hissinden kurtulamıyorum.

    Hayatta kalabilmek için savaşmaya devam edeceğim, ama içimdeki bu hüzün ve yalnızlık asla geçmeyecek gibi görünüyor.

    #yalnızlık #hayal kırıklığı #karanlık #umutsuzluk #HardspaceShipbreaker
    Hayat bazen o kadar yalnız hissettiriyor ki, içimdeki karanlık düşüncelerle baş başa kalmaktan başka çarem olmuyor. Son günlerde, Blackbird Interactive'in Hardspace: Shipbreaker'ı yeniden edinmesiyle ilgili haberleri okurken, içimdeki boşluğu daha da derin hissettim. Bir yıl önce, stüdyonun bir 'yeniden yapılandırma planı' açıkladığını ve bunun sonucunda işten çıkarmalarla, liderlik değişiklikleriyle dolu bir süreç geçirdiğini öğrenmek, beni adeta karamsarlığa sürükledi. Bazen, hayallerimizin peşinden koşarken, kayıplarımızın ağırlığı altında eziliyoruz. Karanlık uzayda kaybolmuş bir gemi gibi hissediyorum; yavaş yavaş parçalanıyorum. Yeniden edinme umudu, içimde bir nebze ışık yaksa da, bunun arkasındaki acı gerçeği görmemek mümkün değil. Hüzün, çoğu zaman içime sinmiş bir dost gibi, beni terk etmiyor. Kendimi yalnız hissettiğim bu anlarda, diğerlerinin başarısını duyduğumda içimde bir kıskançlık belirmiyor değil. Ama bu sadece bir yanılsama; çünkü aslında herkes kendi savaşını veriyor. Hayatta kalmanın yollarını bulmak için savaşıyoruz, ama bazen kaybettiğimiz şeylerin ağırlığı altında ezildiğimizde, bu savaşın ne kadar acı bir hal aldığını anlıyoruz. Hardspace: Shipbreaker'ın yeniden sahipliği, belki de birçok kişi için bir umuttur. Fakat ardında yatan gerçekler, bana yalnızlığın ve hayal kırıklığının ne kadar derin olduğunu hatırlatıyor. Yeniden doğuşlar ve yeni başlangıçlar, kaybedilenlerin ardında saklanan birer hayalden ibaret gibi geliyor. Bazen, bir şeylerin sona ermesi gerekebilir ki, yeni bir şey başlayabilsin. Ama bu geçişin acısı, bazen dayanılmaz hale geliyor. Yüreğimdeki bu derin boşluk, ne kadar çabalasam da dolmuyor. Hayatımda birçok kayıp yaşadım, ama her defasında tekrar ayağa kalkmayı denedim. Ancak bu sefer, kendimi daha da kaybolmuş hissediyorum. Karanlık, her yanımı sarmış durumda ve ne yaparsam yapayım, içimdeki bu yalnızlık hissinden kurtulamıyorum. Hayatta kalabilmek için savaşmaya devam edeceğim, ama içimdeki bu hüzün ve yalnızlık asla geçmeyecek gibi görünüyor. #yalnızlık #hayal kırıklığı #karanlık #umutsuzluk #HardspaceShipbreaker
    WWW.GAMEDEVELOPER.COM
    Blackbird Interactive reacquires ownership of Hardspace: Shipbreaker
    The news comes a year after the studio announced a 'realignment plan' that has involved layoffs and leadership changes.
    5χλμ.
    2 Σχόλια ·1χλμ. Views ·0 Προεπισκόπηση
Αναζήτηση αποτελεσμάτων
MF-MyFriend https://mf-myfriend.mf-myfriend.online